Dosyalar Yükleniyor

Hızlı Erişim




Takip Edin






etkinlikler

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Elçi Müsteşar Gabriel Munuera Vinals’ın Konuşması


Kadın STK’larının değerli temsilcileri,
Değerli Basın Mensupları,
Hanımefendiler, Beyefendiler,

Bu yılki Uçan Süpürge Film Festivalinin kapanışında sizlerle birlikte olmaktan onur duyuyorum. Toplumsal cinsiyet eşitliği, Avrupa Birliği’nin temel değerleri arasında yer aldığından bu eşsiz inisiyatifi bu yıl da desteklemiş olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.

Kadın güçlendirilmeden ekonomik kalkınmanın ve demokrasinin de gerçekleşmeyeceğine inanan AB’nin 2016-2020 Toplumsal Cinsiyet Eylem Planı, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetle mücadeleyi, kadının sesinin ve katılımının güçlendirilmesini ve kadınların ekonomik ve sosyal açıdan kuvvetlendirilmesini temel öncelikler olarak içermektedir.

  • Avrupa Birliği kadın haklarını desteklemek üzere birçok proje ve program yürütmektedir. 32 milyon Avro tutarındaki hibeyle eş-finansmanı Avrupa Birliği tarafından sağlanan İş Hayatındaki Kadınlara Finansman ve Danışmanlık Programı, AB'nin Türkiye'deki kadınlara çeşitli şekillerde sağladığı desteğin bir parçasıdır. Bu kapsamda, ekonomik bağımsızlığın kadınların kendi hayatlarını kontrol edebilmeleri ve gerçek seçimler yapabilmelerine imkan verdiği gerçeğinden yola çıktık.  
  • Şüphesiz kadınların güçlendirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanması için tek yol girişimcilik değildir. Aşağıdaki hususlar da dahil olmak üzere, genel anlamda elverişli şartların sağlanması bu noktada kilit önem taşımaktadır.  
  • Uygun maliyetli çocuk bakım hizmetleri ve hem kadın hem de erkeklere yönelik iş ve özel hayatin dengelenebilmesini sağlayacak politikalar,  
  • Toplumsal cinsiyete dayalı basmakalıp yargıların ortadan kaldırılmasına dönük tedbirler,  
  • Evde ve iş yerinde şiddet ve ayırımcılığın yaşanmadığı bir ortam, ve son ancak bir o kadar da önemli bir başka husus da;  
  • Kadınların eğitim, öğretim ve yaşam boyu öğrenme imkanlarına daha fazla ulaşmasının sağlanması.

Bu fırsattan istifadeyle, Avrupa Birliğinin kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddeti sona erdirme doğrultusunda taşıdığı kararlılığı bir kez teyit etmek isterim. Karşımızda duran rakamlar durumun aciliyetini gösteriyor: AB’deki her üç kadından biri, yaşamları boyunca, bir şekilde, toplumsal cinsiyet temelli şiddete maruz kalmaktadır.

Dünyanın birçok yerinde çok sayıda kız çocuğu evlendirilmekte veya yine çocukluk döneminde, kendilerini incitecek ve zarar verecek uygulamalara tabi tutulmaktadır. Birçok ülkede, cinayete kurban giden kadınların yarıdan fazlası yakınlarındaki, akrabası olan, ailesinden veya aynı evdeki bir erkek tarafından öldürülmektedir. Kadınlar aynı zamanda, çatışmalı bölgelerde ve insani krizler döneminde de her türlü şiddet karşısında en kırılgan konumdaki bireylerdir.

Bu şiddet sarmalı, hem Avrupa’da hem de dünyanın diğer ülkelerinde, insan hakları ve toplumsal cinsiyet ayrımcılığının en acımasız hallerinden birini teşkil etmektedir.

Temel hak istismarı ve suç olan kadına karşı şiddetin ortadan kaldırılmasına yönelik uluslararası çabalarda Türkiye'yi desteklemek, AB için bir önceliktir. Hükümet ve hükümet-dışı ortaklarımızla yürütülen projelerimiz Türkiye'nin kurumlarına destek olmaya devam edecektir.

Sürdürülebilir kalkınmanın kilit aktörü ve sürücüsü olan kadınlara, çatışma ve eşitsizlikten nasibini fazlasıyla almış olan dünyamızda temel bir rol düşmektedir. Türkiye'de kadın haklarının geliştirilebilmesi ve eşitsizlikle mücadele için AB, son on yılda istihdam, çocuk bakımı, eğitim, kadına yönelik şiddetle mücadele, ayrımcılıkla mücadele ve siyasi katılım alanlarına 220 milyon Avro tahsis etmiştir. AB aynı zamanda kadına karşı her türlü şiddetle mücadele üzerinde önemle durmaktadır. AB bu süreçte Türkiye'nin demokratik kurumlarını, özel sektörü ve sivil toplumu desteklemeye devam edecektir.

Konuşmama Türkiye'nin önde gelen iş kadını ve eşitlik alanında çalışmalar yürüten aktivist Sn. Güler Sabancı'nın sözleriyle son vermek istiyorum: "Bu yüzyıl kadınların yüzyılı olacak. Rüzgâr bizden yana esiyor. Hedefimiz eşitlik. Toplumsal cinsiyet eşitliği külfet değil, bir nimettir."

İlginiz için teşekkür ederim.
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu
Elçi Müsteşar Gabriel Munuera Vinals